EĞİTİMCİ-YAZAR
  KÜRESEL ISINMA
 

2006 yılı, meteoroloji kayıtlarının tutulduğu 17’nci yüzyıldan bu yana en sıcak 6’ncı yıl oldu. Ülkemizde ve tüm dünyada yağış miktarı azaldı. Kuzey yarımküredeki diğer birçok ülke gibi Türkiye’de de barajlar kurudu. Ocak ayının ilk haftasını geride bırakmamıza rağmen sert kış soğukları hâlâ başlamadı. Türkiye’nin kayak merkezlerindeki kar seviyesi son yılların en düşük seviyesine geriledi.

İklimde gözlenen anormallikler aslında Sanayi Devrimi’nden hemen sonra, yani 1750’li yıllarda başladı. Atmosfere salınan metan gazı oranı son 25 yılda yüzde 31, karbondioksit oranı ise yüzde 149 arttı. Karbondioksit oranı, dünyada binlerce volkanın aktif olduğu 40 milyon yıl önceki seviyeye çıktı. Son yüzyılda dünyanın ortalama hava sıcaklığı 0.6 derece arttı. Korkutucu olan ise ısınma hızının katlanması…. 1979’dan bu yana her 10 yılda hava sıcaklığı 0.12 derece yükseldi. Bu, artış hızının yükselmemesi durumunda bile 2100 yılında dünya atmosferinin ısısı 1.2 derece artacak. Küresel ısınma, sadece kışların daha ılıman olmasına değil, iklimlerin değişmesine, ilkbahar ve sonbahar gibi ara mevsimlerin yok olmasına, sert kışlar ve kurak yazlar yaşamasına neden olacak. Yani kuraklık nedeniyle göçler başlayacak, şehirler dolacak ve insanlık tarım, sanayi ve iletişim devriminden sonra bu kez de “iklim devrimini” yaşayacak.

Peki dünya nasıl ısınıyor?
Küresel ısınma, insanlar tarafından üretim veya tüketim esnasında atmosfere salınan karbondioksit ile metan gibi zararlı gazların yeryüzü ısısını artırması” olarak açıklanıyor. Güneş’in yaydığı kızılötesi ışınlar milyonlarca kilometrelik bir yolculuktan dünyamıza ulaşıyor. Işınları yeryüzüne çarparak toprağı ve denizleri ısıtıyor. Işınlar yeryüzüne çarptıktan sonra yansıyarak tekrar uzay boşluğunun derinliklerine karışıyor. Bu noktada gaz kirliliği devreye giriyor. Yeryüzünden yansıyan ışınlar atmosferde biriken metan ve karbondioksit gazlarına takılıyor ve yeniden yansıyarak yeryüzüne dönüyor. Böylece normal şartlar altında atmosferi terk etmesi gereken ışınlar, atmosferde “sıkışıp kalıyor” ve dünyamızın daha fazla ısınmasına yol açıyor.

Eskimolar bile artık buzdolabı satın alıyor
- Kuzey Kutbu’na en yakın ülkelerden biri olan İzlanda’da Haziran’da hava sıcaklığı 24 derece olarak ölçüldü. Kutup ayıları kış uykusundan erken uyanmaya başladı.

- Dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesi küresel ısınma nedeniyle alçalıyor. Himalaya Dağları üzerinde bulunan 8848 metrelik yüksekliğindeki tepe, Çinli uzmanlara göre zirvesinde bulunan buzulların erimesi nedeniyle 1.3 metre kısaldı.

- 1912 yılından bu yana Tanzanya’daki Kilimanjaro dağının 5 bin 895 metre yükseklikteki zirvesinde karların yüzde 80’i eridi, 2020’ye kadar zirvedeki karların tamamen yok olacağı tahmin ediliyor.

- Kuzey Kutbu’ndaki Eskimolar da sıcaktan bunaldı. “Eskimolara buzdolabı, klima satılmaz” şeklindeki pazarlama deyimini tarihe gömen gelişme, Kanada’nın Montreal kentinin 1600 kilometre kuzeyindeki Eskimo köyü Kuujjuaq’ta yaşandı. Köyün yerlileri, geçen yaz kendilerini bunaltan sıcaklar yüzünden 10 adet klima ve 20 buzdolabı satın aldı.

Kuşlar erken yumurtlamaya başladı tropik hastalıklar Avrupa’yı vurdu
Terörizmle birlikte en büyük sorun olarak gösterilen küresel ısınma, dünya genelinde kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. İngiltere Meteoroloji Kurumu’na (MET) göre Avrupa ülkelerinde Aralık ayında sıcaklık mevsim normallerinin 3-5 derece üzerine çıktı. MET uzmanları, “Sıcaklar gidiyor sanmayın, 2006, tarihin en sıcak 6’ncı yılı olmuştu. 2007 ise en sıcak yıl olacak” dedi. İşte küresel ısınmanın etkileri:

Yaprak dökülmüyor
- Avrupa’da çiçekler 1950 yılına göre 1 hafta daha erken açıyor ve sonbaharda 1950 yılında göre 5 gün sonra yaprak döküyor.

- Biyologlar birçok kuş ve kurbağa türünün erken üremeye başladığını belirtiyor. Araştırmalar, göçmen olmayan 35 tür kelebeğin eskiye oranla 240 kilometre daha kuzeyde dolaştığını gösteriyor.

Alpler’de kar yok!
- İskandinav ülkelerinde her kış donup karla kaplandığı için kapanan golf otelleri bu yıl yüksek sıcaklıklar nedeniyle hizmet vermeye devam ediyor.

- İsviçre, Fransa ve İtalya’ya yayılan Alp Dağları’ndaki kayak merkezleri, kar yağmayınca yapay karla idare etmek zorunda kaldı. İsviçre bankaları Alpler’de 1500 metre altında olan kayak tesislerine kredi vermeyi reddediyor.

- Almanya’da ilkbahar aylarında görülen saman nezlesi şikayetleri, yüzlerce yıl sonra ilk kez bu ay başgösterdi.

Meyve ağaçları çiçek açıyor
- ABD’nin New York kentinde hava sıcaklığı 18 dereceye çıktı. Mevsim normallerinin 10 derece üzerinde seyretmesi üzerine meyve ağaçları çiçeklenmeye başladı.

- Moskova’da papatyalar ve menekşeler çiçek açtı. Dondurucu soğuğuyla tanınan başkentte Ocak ayı ortalama sıcaklığı 7 dereceye yükseldi.

- Dünya genelinde mercan kayalıkları güneşli günlerde deniz suyu sıcaklığının 29.5 dereceye yükselmesi nedeniyle içindeki deniz yosunlarını ve organizmaları kaybettiği için ağarıyor.

Afrika’ya döndük
- Bilim adamları Avrupa’da 50 yıldır görülmeyen tropik hastalıkların yeniden patlak verdiğini açıkladı. Uzmanlar, “Ortalama hava sıcaklıkları arttıkça, Afrika’dan salgın hastalıklar Avrupa’ya sıçramaya başladı” dedi.

150 kişi can verdi
- İtalya’da 1970’ten bu yana ilk kez sıtma vakaları görülüyor. Encephalitis adı verilen tropik hastalık, beyinde ölümcül enfeksiyonlara yol açılıyor. 100 yıl aradan sonra ilk kez Fransa, İtalya ve İspanya’da görüldü. Sineklerin taşıdığı parazitler aracılığıyla bulaşan visceral leishmanasas adlı hastalık da ilk kez görülüyor. Son 5 yılda Avrupa’da 150 kişi bu hastalık yüzünden can verdi.

Balık göçü başladı
- Akdeniz’in sularının ısınmasıyla deniz canlılarının yüzde 20’sini de Kızıldeniz’den göç eden tropik balıkları oluşturuyor. ABD’nin kuzey eyaletlerinde sıcaklık 15 dereceyi aştı.Buzlu sularda geleneksel yüzme yarışmaları düzenleyen Amerikalılar, şimdi kumsalda güneşleniyor.

SAYILARLA
200
Karbondioksitin atmosferik ömrü yaklaşık 200 yıldır. Yani 200 yıl önce yayılan karbondioksit gazı hâlâ atmosferde varlığını koruyor.

1824
Sera etkisi ilk kez 1824 yılında Fransız bilimadamı Joseph Fourier tarafından tespit edildi.

150
Munich RE’nin yaptığı araştırmaya göre, küresel ısınmanın yol açtığı doğal felaketler ve sosyokültürel değişimlerin (Örnek, daha az kıyafet talebi, göç vb.) maliyeti yıllık 150 milyar doları buluyor.
1800′lerden beri en sıcak yıllar sırasıyla; 1998, 2002, 2003, 2001, 1997 ve 2006 oldu.

2006
1800′lerden beri en sıcak yıllar sırasıyla; 1998, 2002, 2003, 2001, 1997 ve 2006 oldu.

Küresel ısınmaya karşı bireysel önlemler

Birleşmiş Milletler Küresel Isınma Konferansı raporu, dünyayı bekleyen felaket tablosunun sorumlusunun insanoğlu olduğunu gözler önüne serdi.

Türkiye, dünyada küresel ısınmaya neden olan ülkeler sıralamasında ilk 20’de yer alıyor. Küresel ısınmaya neden olan sera gazı salımının ilerlemesini engellemek için öncelikle su ve enerji politikalarının değişmesi zorunluluğunun yanı sıra vatandaşların DA bireysel olarak duyarlı olması gerekiyor. Peki, vatandaş olarak günlük hayatımızda neler yapmalıyız?

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bireylerin günlük hayatında dikkat etmesi gerekenler konusunda Hürriyet’e bilgi Verdi. “Herşeyden önce alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor” diyen Öztürk yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

OTOMOBİL KULLANIMI

30 saniyeden fazla rölantide çalıştırmayın.

Kurşunsuz benzin kullanınız.

95 km./saat hızın üzerinde sürdüğünüz her 8 km/saat için yüzde 10 çok fazla benzin tüketirsiniz.

TEPSİ FIRINA UYSUN

Yiyecekleri düz tabanlı tencerelerde ve tepsilerde pişiriniz. Tepsiler fırına uygun olmalı.

Yemek pişerken fırın kapağını, gerekmediği sürece açmayınız. Her kapak açılışında sıcaklık 25 derece ile 30 derece birden düşer.

BOŞUNA ISITMAYIN

Tatil günleri evinizden ayrılıyorsanız ısıtıcınızın veya radyatörünüzün vanasını kapatınız.

Isıtıcınızın veya radyatörlerinizin önüne kesinlikle eşya koymayınız.

Pencerelerinizden güneş çekildiği zaman ısının kaçmasını önlemek için perdeleri kapatınız.

FLORESANLA AYDINLATIN

Kompakt floresan lambalar normal lambalardan 5 kat AZ enerji tüketirler.

Enerji koruyucu lambalar satın alarak aydınlatma maliyetini yüzde 75 azaltabilirsiniz.

YARI DOLU ÇALIŞTIRMAYIN

Bulaşık makinesi satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.

Yarı dolu veya aşırı dolu çalıştırmayn.

AZ SU HARCAYAN MAKİNE ALIN

Makineyi kurduğunuz yerin çevresinde en AZ 5 cm. boşluk kalmasına dikkat ediniz.

Daha AZ su harcayan makine satın alınız.

SOBADAN UZAK TUTUN

Evde tüketilen enerjinin yüzde 15’i buzdolabında tüketilir. Buzdolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzağa yerleştiriniz.

Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutunuz. Yemekleri dolaba koymadan önce oda sıcaklığına kadar soğumasını bekleyiniz.

MUSLUK DAMLATMASIN Normal muslukta dakikada 8-27 litre su tüketilirken düşük akımlı aeratörlü musluk kullanarak tüketim yarı yarıya düşürülebilir. Bu musluklara takılan aparatlar pahalı değil.

Dakikada 50-100 damla su akıtan bir musluktan ayda 750-1500 litre suyun ziyan edildiğini unutmayınız.

Kirli ve tozlu bırakmayın

Odadan ayrılınca lambayı kapatın ve daha iyi çalışması için kuru bezle temizleyiniz. Kirli ve tozlu lambalar yüzde 25 daha çok enerji tüketir.

Benzininizi akşam alın

Yaz aylarında özellikle akşam-gece-sabah saatlerinde benzin satın alınız. Soğuk saatlerde benzin satın alarak hem benzin buharlarının atmosfere kaçmasını önlersiniz hem de daha yoğun benzin satın alırsınız.

5 dakika ile tasarruf edin

Duş yapmak için ortalama 5-6 dakika yeterlidir. Böylece duş başına 55 litre su tasarruf edebilirsiniz.

Musluğunuz açık kalmasın

Dış fırçalama ortalama 3 dakika süre alır. Eğer musluk açık bırakılırsa her fırçalama esnasında ortalama 15 litre suyu ziyan etmiş olursunuz.

Soğuk suyla çalkalamayın

Kısa süreli yıkama ve durulama özellikli bulaşık makinesi satın alınız. Bulaşıkları makineye koymadan önce çalkalamaya gerek yoktur.

 
  Bugün 1 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol